Aslında en çok maruz kaldığımız tavsiye su içmek ve bundan bahsetmek klişe gibi olacak ancak sudan başlamadığımız bir ofiste hayatta kalma planı ben düşünemiyorum. Çünkü, şahsi değişimimin geçmişi de suyu hayatıma düzenli bir partner olarak soktuğum güne dayanır…
Dergilerde, tıp makalelerinde veya kitaplarda karşılatıklarınızdan ziyade “su”dan bahsederken, tamamen kendi fikirlerimi söyleyerek egomu zirvede patlatmayı planlıyorum.
Günde içmeniz gereken minimum su miktarını “kilonuzx3/100” olarak düşünebilirsiniz. Örnek vermek gerekirse 50 kilo olan bir kişi, günde en az 1.5 lt su içmelidir. “Ne yapsam da 1.5 lt olmuyor” diyenler için tavsiyelerim ise:
1- Ofiste her mutfağınıza, sigara içme alanlarının oradaki kahve makinasına veya bitki çayı içmek için gittiğiniz sıcak su sebiline gittiğinizde diğer elinize de büyük bir bardak su dolduruyorsunuz.
2- Özellikle günde 3 bardaktan fazla sıcak içecek içiyorsanız, içtiğiniz her +1 bardak sıcak içecek için +1 bardak da su ekliyorsunuz menünüze.
3- Bence yeni bir sürahi de spora gitmek için motive olmaya aldığımız spor giysileri gibi özellikle kadınları su içmeye teşvik için güzel bir yöntem. Paşabahçe ve BoynerEvde çok güzel sürahi tasarımları yapmış, bayıldım! veya yarım litre su alan büyük İKEA bardaklarından da edinebilirsiniz, böylece farkında olmadan (hele de masada yer alan yiyecek içecekleri benim gibi gayri ihtiyari silip süpürme eğiliminiz varsa) su içme alışkanlığını kazanırsınız.
4- İçtiğiniz suyun vücudunuz için yeterli olup olmadığını anlamanın bir diğer yolu da (ne yazık ki) idrar renginizden kontrol. İdrar renginiz ne kadar saf suya yakınsa, vücudunuzda fazla yer alan üre ve ürik asit o kadar seyrelmiş ve vücudunuz sağlıklı bir noktaya gelmiş sayılır.
Suyun faydalarını saymayacağım. Sadece, ofisteki uykulu halimizi yok edecek olması, cildimizin nem dengesini koruması ve vücudumuzdaki fazla ödemi atması bile hem (mevcut kilomuza göre) 1 veya 2 kilo vermemizi sağlayacak, hem de ofiste geçirdiğimiz zamanı bizim için daha kaliteli hale getirecek.
