BESLENME, SAĞLIK

NAR’a Saygı Duruşumdur!

Bugünlerde tükettiğimiz ürünler arasında bulunması gerektiğine fazlasıyla inandığım 6 yiyecek var:

1- Maydonoz (Ödeme Karşı + C Vitamini)

2- Ceviz (Omega 3 Kaynağı)

3- Brokoli (lif)

4- Tarçın (şeker krizlerine karşı)

5- Yumurta

6- Nar (antioksidan ve yaşlanma karşıtı)

Seviyorum işte, var mı diyeceğin…

Bugün size, Nar’a olan aşkımdan bahsedeceğim. Amerika’da olduğum dönemde herkese (ayvadan sonra) en çok hasret çektiğim yiyecek olarak bahsetmiştim. Bu dönemde de her gün yarım kilo nar yediğim için (kendimi de iyi hissetmek adına) biraz Nar konuşalım diyorum 🙂 Malum, benim bugün yeni diş plaklarım takılacak ve bir sonraki nar sezonuna dek kendisiyle ilişkime ara vereceğim – saygı duruşumu bu şekilde göstereyim bari.

Besin değerlerine ve faydalarına geçmeden, narın tarihine ve mitolojik konumuna değinmek istiyorum… Antik mitolojide nar Tanrıça Hera’ya adanmıştır. Eski çağlardan beri bilinen ve tüketilen nar, Eski Yunan mitolojisinde Afrodit’in de kutsal meyvesidir. Nar meyvesi, sahip olduğu çok sayıda tohum ve kırmızı rengiyle, kadının üretkenliğini sembolize eder.

Diğer yandan, narın anavatanının İran, Kafkasya ve Kuzey Hindistan olduğu ve dünyanın diğer bölgelerine de buralardan yayıldığı düşünülüyor. Tahminen MÖ 4000-3000 yılları arasında ilk kez İran’da kültüre alınmış; İpek Yolu boyunca, İran’dan Hindistan’ın kuzeyine, oradan Çin’e, MÖ 2500’lerde Suriye ve Kıbrıs’a, MÖ 1500-1200’lerde ise İtalya ve Kartaca’ya yani Fenikelilere ulaşmış. Kuzey Afrika ve Batı Akdeniz’e, Yunanistan’a götürenler de Fenikeliler… Carl Linneaus 1793 yılında Species Plantarum kitabında, Narın bilimsel tanımlamasını yaparken, o yüzden Fenike anlamına gelen Punica adını vermiş. Latin Amerika’ya da İspanyol sömürgeciler yoluyla girmiş.

Anavatanı İran’da yaygın bir inanış olan Zerdüştlük’te nar, doğurganlık, ölümsüzlük ve zenginlik sembolü olmuş. Zerdüştlerin evlilik ritüellerinde ve tapınma törenlerinde Nar kullanılırmış. Tüm yıl boyu yeşil kalan nar bitkisi, ruhun ölmezliğini; bir tek narın içindeki binlerce tanecik de refah ve zenginliği simgeliyormuş. Çocukların takdis törenlerinde bu yüzden nar taneleri, pirinç ve kuru üzüm taneleri ile karıştırılarak etrafa serpilirmiş. İran mitolojisinde İsfendiyar’ın yedikten sonra onu yenilmez yapan meyvenin Nar olduğu anlatılır. (kaynak: Açık Radyo)

Besin Değerleri:

Nar taneleri K vitamini, C vitamini, folat ve potasyum dahil olmak üzere birçok besin maddesi için harika bir kaynaktır. 1 porsiyon nar yaklaşık yarım nara tekabül eder ve besin değerleri (100 gr nar tanesinin) şu şekildedir:

72 kalori: 16.3 gr karb + 1.5 gr pro + 1 gr yağ + 3.5 gr lif / yanı sıra günlük ihtiyacın %18i kadar K vitamini, %15i kadar C vitamini içerir.

FAYDALARI:

1- Doğal Afrodizyak: Pek çok kültürde ve mitolojide narın bereket ve doğurganlık simgesi olması hiç tesadüf değil – zira bilim ufak bir Viagra etkisi olduğunu gösterdi. İskoçya’da (Queen Margaret Uni) yapılan bir araştırma saf nar suyunun testeron seviyesini %24 artırdığını ve modu yükseltip cinsel isteği de artırdığını ortaya çıkardı. Ayrıca kan akış hızını artırması da erkeklerde işe yarıyormuş – bizden söylemesi 🙂

2- Eklem iltihap ve ağrılarını azaltır: Eklemlerdeki yangıdan kaynaklanan iltihaplar ilerleyen yaşla beraber artma eğilimi gösterir. Narda boolca yer alan bir antioksidan çeşidi olan flavonoller yangı ile savaşır ve eklem iltihap semptomlarını rahatlatır. (şu an eklem iltihapları için ilaç kullanıyorsanız, beslenmenize nar eklemeden önce doktorunuza danışmayı lütfen unutmayın)

3- Kanserle savaşır: Konu kanser olunca her geçen gün daha fazla araştırma nar tanelerinin gerçek bir kanserle savaşa yiyecek olabileceğini gösteriyor. Özellikle göğüs kanseri üzerine yapılan araştırmalar nar özütünün kanser hücrelerinin büyümesini baltaladığı ve yayılımını engellemekte etkin olduğunu gösteriyor. Ayrıca nar tanesi yağı pünisik asit diye bilinen, göğüs kanseri hücrelerinin üremesini bloklamasıyla tanınan bir Omega 5 yağ asidi zinciri içeriyor. Nar suyu içmenin prostat kanserine de yavaşlama etkisi olabileceği tahmin ediliyor.

4- Kan basıncını düşürür: Nar suyu pek çok antioksidan ve polifenol içerdiği için kan basıncını düşürerek kalp sağlığına fayda sağlıyor. 2013te yapılan bir araştırma düzenli nar suyu tüketmenin düşük ve yüksek tansiyonu sırasıyla %7 ve %6 düşürdüğünü gösterdi.

5- Bakteriyel enfeksiyonlarla savaşır: Nar özü antik zamanlardan beri pek çok rahatsızlığı gidermek için kullanılıyor: yara enfeksiyonları, ishal, ülser, yara ağrıları, kanamalar ve solunum komplikasyonları gibi… Haliyle, narın bağırsakları faydalı bakterileri uyararak kötü bakterilerden kaynaklı enfeksiyonlarla savaştığı gerçeği şaşırtıcı bir bilgi olmadı.

6- Kalp sağlığını güçlendirir: Nar suyu diğer meyve sularına kıyasla çok daha yüksek miktarda antioksidan içerdiği için arterlerdeki kolesterolün oluşumunu yavaşlatır ve kalp hastalığı riskini azaltır. Clinical Nutrition yayınındaki bir araştırma boynun ön tarafında bulunan ve kalpten gelen kanın beyne gittiği iki ana arterden birinin daralması olan karotis arter stenozu olan kişilerde nar suyunun etkilerini inceledi. Bir yıl süren araştırmada nar suyu, kan basıncını yüzde 12’nin üzerinde düşürmede ve aterosklerotik plağı yüzde 30 oranında azaltmada etkili oldu. Kontrol grubu olan nar suyu içmeyenler ise tersine, nar suyu içmeyenler aslında aterosklerotik plakta yüzde 9’luk bir artış yaşadılar ve bu da narların potansiyel olarak kalp hastalığına karşı koruma sağlayabileceğini düşündürdü.

7- Hafızayı güçlendirir: Araştırmalar, nar taneleri ve sularında bol miktarda bulunan polifenollerin bilişsel işlevi de önemli ölçüde artırabildiğini göstermiştir. Aslında, Evidence-Based Complementary and Alternative Medicine (Kanıta Dayalı Tamamlayıcı ve Alternatif Tıp)’da yayınlanan bir çalışma, nar polifenollerinin kalp ameliyatının neden olduğu hafıza bozukluğuna karşı uzun süreli koruma sağlayabileceğini buldu. Başka bir çalışmada, hafıza sorunları olan yaşlı bireyler, dört hafta boyunca (240 ml) nar suyu veya aromalı bir plasebo içeceği içti. Kontrol grubuna kıyasla, nar suyu içenler sözlü ve görsel hafıza göstergelerini önemli ölçüde geliştirdi.

Buna ek olarak, Loma Linda Üniversitesi Psikoloji Bölümü tarafından yürütülen, hayvanlar üzerinde yapılan bir çalışma, narın diyetinize dahil edilmesinin Alzheimer hastalığının ilerlemesini yavaşlatmaya yardımcı olabileceğini ve narın bir Alzheimer’ın doğal tedavisi olarak değerlendirilebileceğini belirtti.

Yorum bırakın