BESLENME

SEMİZOTU Sezonu Açıldı

Amerika’da yaşadığım dönemde semizotu bulamamaktan muzdariptim. Ee, sebze yemeklerini de yoğurtlu salatasını da veya normal salatada çiğ yenmesini de (hele de ceviz ve keçi peyniriyle) pek severim. Annemler ziyaretime geldiğinde bir akşam işten eve bir geldim, evde semizotu salatası var! Canım annem semizotunun ne kadar arsız bir ot olduğunu da bildiğinden ağaçların dibinde görünce toplamış, kızının hasreti bitsin diye yemek yapmış. 

Amerika’da pek bilmezler, bir de kenevirgillerden olduğu için biraz şüpheyle yaklaşırlardı. Ama siz onlar gibi olmayın, bolca yiyin yedirin. Hazır, mevsimi de gelmişken güzel bir salata yapın. 

Scientific World Journal’da yayınlanan bir araştırmaya göre “semizotunun antioksidan içeriği ve besin değerleri bizler için çok kıymetli” ve ben de diyorum ki “Türkiye’deki süper gıdalarımızdan biri bence”. 

Semizotu gerçekten tüm dünyada yaygın. Amerika’ya da Asya’dan gelen göçmenlerin ve özellikle Hindistanlıların beraberinde semizotu da getirdiğine inanıyorlar. Türkiye’de de kasıtlı olarak ekmeseniz bile her iklimde neredeyse semizotuna rastlamanız çok olası çünkü sukulent gibi, fazlasıyla dayanıklı…

Bahçesi olan insanlar bazen semizotuna yabani ot muamelesi yapsa ve kurtulmaya çalışsa da araştırmalar enflamasyonu azaltmasından, detoksu tetiklemesine, kemikleri güçlendirmesinden dolaşım sistemine faydalarına kadar pek çok alanda şifasından bahsediyor.

BESİN DEĞERLERİ

Semizotunun hem sapı hem de yaprakları oldukça kıymetlidir ve pek çok besleyici içeriğe sahiptir. Bu bitki, hastalıklarla savaşan antioksidanlar ve bitki tabanlı omega-3 yağ asitleri açısından zengindir. Ayrıca, pek çok da mineral barındırır. 

100 gr çiğ semizotu yaklaşık:

  • 16 kaloridir.
  • 3.4 gr karbonhidrat
  • 1.3 gr protein
  • 0.1 gr yağ
  • 21 mg C vitamini (günlük ihtiyacın %35i)
  • 1320 IU A vitamini (günlük ihtiyacın %26sı)
  • 68 mg magnezyum (günlük ihtiyacın %17si)
  • 0.3 mg manganez (günlük ihtiyacın %15i)
  • 494 mg potasyum (günlük ihtiyacın %14ü)
  • 2 mg demir (günlük ihtiyacın %11i)
  • 0.1 mg riboflavin (günlük ihtiyacın %15i)
  • 65 mg kalsiyum (günlük ihtiyacın %7si)
  • 0.1 mg bakır (günlük ihtiyacın %6sı)
  • 0.1 mg B6 vitamini (günlük ihtiyacın %4ü)
  • 44 mg fosfor (günlük ihtiyacın %4ü)
  • 12 mg folat (günlük ihtiyacın %3ü)

FAYDALARI

  • Beta-Karoten Deposudur. 

Semizotu tüketmek beta karoten alımımızı artırmak için şahane bir yoldur. (Beta-karoten, vücutta A vitaminine dönüşen bir bitkisel pigment ve vücudumuzda görmeyi, sinirsel fonksiyonları ve sağlıklı bir cildi devam ettirebilmek için güçlü bir antioksidan) Beta-karotenin antioksidan özelliği vücudumuzu serbest radikallerinden hasarından da koruyor. 

  • Şahane bir C Vitamini Deposu

Her gün 2 su bardağı semizotu yersek, günlük ihtiyacımız olan C vitamininin yaklaşık %35ini almış oluruz. C vitamininin de serbest radikalleri nötrleyen bir antioksidan olması bizim enflamasyon riskimizi azaltarak kronik rahatsızlıklardan korur. 

C vitamini ayrıca bağışıklığımızı da güçlendirir, kalp sağlığımızı korur ve sağlıklı, parlak bir cilt için önemlidir. Araştırmalar C vitamini açısından zengin beslenmenin, LDL kolesterol ve trigliserit seviyelerini düşürerek kalp krizi ve koroner kalp rahatsızlıkları riskini azalttığını göstermektedir. Arka bahçemizdeki bu arsız yabani otun kardiyovasküler sistemimizi güçlendireceğini kim düşünürdü?

  • Omega-3 Yağ Asitleri İçerir 

Semizotunda bitkilerde bulunan, alfa-linolenik asit isimli bir Omega-3 yağ asidi çeşidi vardır. Haliyle, özellikle veganlar için harika bir omega-3 kaynağıdır. Kalp sağlığını güçlendirir, enflamasyonu azaltır, kemik sağlığını ve zihinsel sağlığı da destekler. 

Pek çoğumuz yeterince omega-3 tüketmiyoruz ve faydalarından hakkıyla yararlanamıyoruz. Biraz daha fazla semizotu yiyerek daha önceki yazılarımda da bahsettiğim omega3 ve omega6 dengesini omega3 lehine değiştirebiliriz ve sırf bu dengedeki değişim bile kendimize kronik rahatsızlıklardan korunmak için yapacağımız en güzel yatırımdır. 

  • Önemli Mineraller Sağlar

Semizotu potasyum, magnezyum ve kalsiyum açısından zengindir. Bu minerallerin üçü de kan basıncımızı düzenleyerek ve kalp krizi riskini azaltarak kalp sağlığımızı destekler. Bu mineraller kemik sağlığımız için de önemlidir ve kemik erimesi riskini de azaltır. Özellikle magnezyumu yeterince almak kaygıyla baş etmemize yardım ederek zihinsel sağlığımıza katkı sağlar. 

Nasıl Yetiştirip Kullanırız?

Semizotu iki ay içerisinde her yerde büyüyebilir. Pek çoğumuz için arka bahçelerde, yol kenarlarında bir anda belirir bahar zamanı. Susuzluğa dayanıklıdır ve sıcak yaz günlerini de sağ salim atlatabilir. Hızlı büyür, kolay yayılır. Bu yüzden de biraz işgalci bir ottur da diyebiliriz. 

Bahçenize yayılmaya başladığını gördüğümüzde en güzel toplama şekli kökünden söküp, hemen mutfağımıza almaktır 🙂 Eğer sizin bahçenizde yoksa, tohumunu pek çok yerden bulabilirsiniz. Sadece biraz işgalci olduğu için diğer yeşilliklerinizden uzağa ekmeye özen gösterin. 

Semizotunu evde de yetiştirebiliriz. Tohumları toprağın üzerine serpin, parmaklarınızı kullanarak hafifçe tırmıklayın ve tohumları örtün. Tohumlar filizlenene kadar toprağı sulamaya devam edin, ancak fazla ıslanmasına izin vermeyin. Sonrasında bitkiyi güneş gören bir yerde tutun ve filizlenmesini izleyin.

Nasıl Saklayalım?

Semizotunu marketten aldığınız plastik torbanın içinde, buzdolabında bir haftaya dek saklayabiliriz. Çürümesini geciktirmek için, alır almaz yıkamaktan kaçının. Yiyeceğimiz zaman yıkamamız yeterlidir. Ayrıca, saplarını ve yapraklarını da yıkadıktan sonra güzelce poşetleyerek buzlukta saklayabilir, mevsimi olmayan kış döneminde bu şekilde tüketebiliriz. 

Nasıl Yenir?

Pek çok yeşil yapraklı sebze gibi, semizotunda da kökündeki kirden kurtulduğumuzda hızlıca yemek için hazırlayabiliriz. Sadece kökünü keselim, sapını yıkayalım ve üzerinde, aralarda toprak kalmadığından emin olalım. Ayrıca topluyorsak da, alıyorsak da tarım ilacı kullanılmamış olduğundan elimizden geldiğince emin olmaya çalışalım. Etli yaprakları kimyasalları emerek, yıkandığında temizlenmeyecek kadar özümsemiş olabilir. 

Semizotumuz temizlendiğinde, salatalara, çorbalara, sebze yemeklerine, smoothielere rahatlıkla eklenebilir. 

Semizotunu çiğ sevmiyor ama besleyici etkisinden de faydalanmak istiyorsanız, hızlıca buharda da pişirebilirsiniz (10 dk’dan fazla ısıyla temas etmeyecek şekilde). 

Riskleri ve Yan Etkileri

Semizotu alerjen bir sebze değildir ama kediler için toksik olabilir. 

Her şey gibi, semizotunun da fazlası zarar olabilir. Oksalik asit açısından zengin olması, aşırı tükettiğinizde böbrek taşı gibi sorunlar, özellikle hassas insanlarda yaratabilir. Semizotunu pişirmek oksalik asiti yok eder ama özellikle böbrek taşı geçmişiniz varsa doktorunuzla bir konuşmak faydalı olabilir. 

Yorum bırakın