Hikayem

Gün ağarmadan uyanıp (şanslıysak) sabah 8de girdiğimiz ofislerimizde kendi kübiklerimizde küp gibi oturuyoruz. Gün boyu, yüzlerce cümlelik iletişimimizi de masamızdan kalkmadan, epostalar aracılığıyla kuruyoruz.

İçilen litrelerce kahve, dışarıda yenen öğle yemekleri, iş çıkışı bi kafede patronu çekiştirme seansları ve haftaiçinin öcünü alkolle alan haftasonları, tartıda kendini mutsuz ve hımbıl gören bir yeni nesil yaratıyor.

Hikayem kendimi bu döngüden kurtarmaya çalışırken şekillendi. 8 sene önce 10+ kilo verdim. Önce sadece sağlıklı beslenmeye çalışarak başlamış bu çabam, ertesinde ilgim ve bilgimin artmasıyla daha bütünsel bir hal almaya başladı. Öte yandan, bir süre sonra maksadından şaştı: ÖSS nesli çocuklarından her biri gibi, kendini bir önceki günkü tartı skoruyla karşılaştıran, anda olamamaktan muzdarip olduğundan kendi söküğünden ve endişelerinden ötesini göremeyen bir Ceren yarattı.

Şimdi kendime daha nezaketli ve anlayışlı olmaya çalışıyor, söküklerimi dikmeye veya dik(e)miyorsam kabullenmeye uğraşıyorum. Öğrenme aşkım ve merakım beslenmenin yanı sıra spor disiplinine, sonrasında meditasyona, oradan yogaya ve şimdi de Mindfulness’a kaydı.

Ben yolumu arıyorum. Bu yolculukta öğrendiklerimi, ayağıma batan taşları, engellerimin etrafından nasıl dolaştığımı seninle paylaşmak ve birlikte zenginleşmek istiyorum.

Hoşgeldin,

Ceren

“Hikayem” için 2 yorum

    1. Merhaba, mesajınızı çok geç gördüm kusura bakmayın. Buna dair detaylı bir araştırma ve çalışma grubu hazırlıyorum 🙂

      Beğen

Yorum bırakın